30 Aralık 2008 Salı

Reuters: Kısıtlı Bütçesi Olan Oyuncuların En Çok Satın Aldığı Oyun Türü Devam Oyunları

Yapımcıların yapmaktan, tüketicinin almaktan bıkmadığı devam oyunları Reuters'ın haberine göre özellikle "para babası" olmayan kesim arasında oldukça popüler. Elinde az parası olan ve limitli seçim yapma şansı olan oyuncu yeni IP'lerdense daha önceden bildiği oyunları almayı tercih ediyor, özellikle Call of Duty 5 limitli bütçesi olanlar arasında en popüler oyunlardan birisi.

Görünüşe bakılırsa ekonomik kriz yeni IP'leri geri plana iterek daha da fazla devam oyunun çıkmasını destekleyecek. Zaten krizten önce de raflarda yeterince devam oyunu görüyorduk, şimdi devam oyunları tek göreceğimiz oyun türü olacak gibi. Zaten birçok yapımcının da dili yandı yeni IP'lerden (özellikle Free Radical'in adı gibi "hazin" sonlanan Haze macerası ya da Factor 5'in Lair'inin berbat notlar alması iyice "kesin satış garantisi" anlamına gelen devam oyunlarına itti yapımcıları), bu noktadan sonra "satış garantilemek ve krizi atlatmak" amacıyla yapılan devam oyunları rafları iyice dolduracak gibi görünüyor. Yani oyun eleştirmenlerinin ve bilinçli oyuncuların iki-üç senedir dört gözle beklediği "oyunculuğa taze kan" yine başka bahara kaldı...

Kaynak:
Joystiq

Not: Yarının yılbaşı olması sebebiyle kendime tatil ilan ettim :) Yarın güncelleme olmayacak. Herkese iyi yıllar :)

29 Aralık 2008 Pazartesi

Wall Street Journal: "PS3 İçin Umut Günden Güne Azalıyor"

Slicon Alley Insider'ın PS3'ü batan bir gemiye benzetmesinin üzerinden henüz bir ay geçmişti ki kara haber bu sefer Wall Street Journal'dan geldi. Amerika'daki Black Friday satışlarında 360'ın PS3'ü üçe katladığı, aynı zamanda tatil sezonunda Wii'nin satışlarınn %100, Xbox 360'nin ise %8 artmasına rağmen bu dönemde ilginç bir şekilde PS3'nin satışlarının %19 azaldığı Wall Street Journal'da yayınlanan makalede yer alan dikkat çekici konular.

Bu işin böyle olacağı, PS3'ün bu "bizim hardware çok üstün, muhteşem, sıfır hata oranına sahip" diyerek yazılıma hiç yüklenmeyişinden ve elindeki zamanı ve işgücünü "Playstation Home" gibi hiçbirişe yaramayan projelere yatırmasından belliydi zaten. Size asıl sorunun ne olduğunu söyleyeyim mi?

PLAYSTATION VE PLAYSTATION 2 İLE KENDİ YARATTIĞI MARKAYA TAPINMAYA BAŞLADI SONY, KENDİNİ "PLAYSTATION" İSMİNİN KENDİ BAŞINA SATIŞ RAKAMLARINA EŞİT OLDUĞUNA İNANDIRDI. Donanıma çok para yatırdı, zamanın ilerisinde bir teknoloji kullanmak istedi ama bu sefer "zamanın aşırı ilerisinde" oldu bu teknoloji, zira programcılar buna uygun kodlama dili bilmiyorlardı (ki hala çoğu sırf bu yüzden PS3'e oyun yapmayı istemiyor, çünkü programlamak çok zor). Bu yüzden hala "BİZİM DONANIM SÜPER, CELL DİYE Bİ İŞLEMCİ VAR OFFF ABİ ANLATAMAM" diye konuşuyorlar, çünkü DONANIMDAN BAŞKA SIRTLARINI DAYAYABİLECEKLERİ HERHANGİ BİRŞEY YOK. Arkalarında geliştirici firma desteği yok denecek kadar az (bir Naughty Dog veya Kojima Productions ile olmuyor bu işler, Heavenly Sword'un yapımcısı Ninja Theory'yi bile ellerinden kaçırdılar), fan base'i derseniz günden güne azalıyor zira onlarda umudunu kaybetmeye başladılar.

Demek ki neymiş, konsolda donanım ikinci plandaymış, önemli olan yazılımmış. Umarım bu konsol imal etmeyi düşünen bütün firmalara iyi bir ders olmuştur, bir daha kimse yeterince yapımcı desteğini garantilemeden bu işe girişmez.

Kaynak:

28 Aralık 2008 Pazar

Sony, Playstation Home'la Ebeveynlere "Ne Kadar Uslu Olduğunu" Kanıtlamaya Çalışıyor


Görünüşe göre Sony ebeveynleri ve muhafazakar toplumları kızdırmamak için elinden geleni yapıyor. Bilmiyor olabilirsiniz ancak Home'da "hello" kelimesini yazmak bir süredir yasak, sebebi ise içinde "hell" (cehennem) kelimesinin bulunması. Aynı zamanda Home'da "bisexual", "gay", "jew" (yahudi) ve "Christ" (İsa) kelimelerini kullanmakta yasak. Bu şu anlama geliyor: Home'da cinsel tercihler hakkında, din hakkında, politika hakkında konuşulması istenmiyor. Oyunlar zaten politik anlamda suya sabuna dokunmazken Sony gibi firmalar artık oyuncuları da böyle bir kitle olmaya zorluyor, yani politik veya dinsel konularla ilgilenmeyen, SADECE OYUN OYNAYIP ÇENESİNİ KAPAYAN BİR KİTLE.

Anlıyorum, bu kelimeler insanları rahatsız edecek şekilde kullanılabilir (özellikle gay kelimesi) ancak neden "Christ" ya da "jew" sansürlenir ki? Ya da en önemlisi kullanıcıların içinde "hell" geçtiği için "hello" diyebilmesini engellemek nasıl bir mantıktır, nasıl bir "filtreleme" yöntemidir? Ayrıca "gay" kelimesi illa ki hakaret amaçlı kullanılacak diye bir şart da yok ki, insanlar cinsel tercihlerini belirtmek isteyebilirler veya bunun üzerine konuşmak isteyebilirler. E politika yasak, din yasak, cinsel tercihlerden bahsetmek yasak, ne hakkında konuşacak bu insanlar Home'a girince? Sürekli oyunlar hakkında mı konuşulacak? BU NASIL BİR "HOME"? Yani, gerçekten firmaların yaratmak istediği oyuncu profili bu mudur, düşünmeyen, sorgulamayan, sadece verdikçe tüketen, oyuncuların toplandığı ortamlarda "İsa" hakkında bile düşüncesini dile getirmesi yasak olan bir kitle?

Önceden multiplayer oyunlarda veya oyuncuların buluştuğu ortamlarda böyle bir filtreleme yoktu, sadece multiplayer'a geçtiğinizde "Multiplayer tecrübesi ESRB'nin verdiği rating'den farklı olabilir" gibi bir uyarı çıkardı. Ancak son zamanlarda bir iki multiplayer oyunda (tam olarak hangi oyunlar olduklarını hatırlamıyorum) ve Home gibi ortamlarda "filtreleme" uygulamaları ortaya çıkmaya başladı. Tabi ki seviyeli bir ortam yaratmak için küfürler sansürlenebilir ancak "Christ"ı ya da içinde "hell" geçtiği için "hello" kelimesini sansürlemek biraz işi abartmak oluyor.
"Abartıyorsun" veya "öküzün altında buzağı arama" diyeniniz varsa sadece oyunların ve oyun sektörünün politik anlamda gidiş yönüne baksın. Daha doğrusu "bakamasın" çünkü böyle bir yön yok. Sinemadan televizyona "belli bir kitleyi hedefleyen" her medyanın bir politik "duruşu" varken oyunların ne yazık ki yok. Sony gibi firmalar da sağolsun sırf ebeveynlerin ve muhafazakar kesimin gözüne girmek ve onlara da konsol satmak için "hassas konular" hakkında konuşmayı da yasaklıyor, tam oluyoruz.

"Oyunların politik görüşü" konusuna yakın zamanda ayrı bir başlıkta değinmeyi düşünüyorum. Şimdilik bu kadarla idare edin efenim.

Kaynak:
Kotaku

27 Aralık 2008 Cumartesi

Analist: "PS3'ün Yılı 2009'a Ertelendi"


Hani böyle bir mit var ya PS3 ilk çıktığından beri: "20XX'de (buraya beş senelik yakın gelecekten herhangi bir sene girin) PS3 bütün dünyada fırtına gibi esicek, aynı PS2 gibi efsane olacak, o sene sihirli bir şekilde herkesin Xbox'ı PS3'e dönüşecek, küresel ısınma duracak, savaşlar bitecek, külkedisi gelecek ve hepimizi öpecek!"

Arkadaşlar. Böyle bir yıl yok. Biraz gerçekçi olalım.  Wii şu anda deli gibi satıyor ve sebebi ne? Aileye hitap ediyor olması ve "en ucuz konsol" olması. PS3 HİÇBİR ZAMAN EN UCUZ KONSOL OLAMAYACAK. Böyle bir şey imkansız, daha adamlar üç gün önce "2009 yazına kadar fiyat düşüşü yok" dediler

"Screen Digest" dergisinden Piers Harding-Rolls adlı sektör analisti "ÖYLE BİR YIL GELECEK Kİ PS3 BÜTÜN DÜNYAYI ELE GEÇİRECEK! BU YIL MAYA TAKVİMİNDE BİLE VAR!" tartışmasını tekrar gündeme getiren kişi. Analistin sözleri tam olarak şunlar:

"Bu senenin başlangıcında 360'ın bu kadar iyi satacağını düşünmemiştik. Hep 2008'i PS3'ün şaha kalkacağı yıl olarak düşündük. Ancak şimdi görüyoruz ki bu yıl 2009 olacak."

Siz "Aa, adam ne kadar doğru söylemiş" demeye başlamadan önce söyleyeyim: Screen Digest firması daha önce de PS3'ün 2007 noelinden başlayarak öne geçeceğini ve 2010'da PS3'ün en çok satan olacağını, Wii'nin de üçüncü olacağını iddia etmişti. Ancak görünen o ki "aile için" olması ve "ucuz" olması konsol savaşında belirleyici faktör oldu ve kim ne derse desin öyle olmaya da devam edecek gibi görünüyor. PS3'ün satışlarda 2010'a kadar Wii'yi geçmesi imkansız, en azından benim gördüğüm kadarıyla öyle. Yıl 2009'a geldi, Wii hala kapış kapış gidiyor, Amerika'da dükkanlarda bulunamıyor ve kara borsadan çok fahiş fiyatlara alıcı buluyor.

Benim merak ettiğim nasıl bir mucize olacak da bir anda insanlar "haaaa" diyerek PS3'e yönelecek? Exclusive oyunlar hardcore kitle için tasarlanıyor, diğer "aile işi" diye tasarlanan "Eye Toy" gibi alet edevatlar da ekstra para gerektiriyor. Adam orada PS3'e ve aksesuarlarına verdiği paranın yarısını verip ailesiyle eğlenebilecekken neden PS3 alsın ki? Neden? Adamın istediği God of War 3 değil ki, 1 saat işten geldikten sonra stres atmak ve şu anda ana konsol alıcısı profili bu değil mi dünyanın her yerinde? Yanlış mı düşünüyorum?

Tamam benden de bir "analiz" o zaman: 2010'a kadar Betamax tekrar ortaya çıkacak ve Blu-Ray teknolojisini bile geçecek. Ee, "bir yerinden sallamak" artık "analiz" yerine geçiyorsa ben de analistim kardeşim. Bundan sonra böyle. Analiz buysa analist benim(zaten bu Screen Digest'in Sony'le bir ilgisi var ama dur bakalım... Artık Sony bunlara "al baba bavul bavul para, ben söyledikçe ver coşkuyu" mu dedi nedir, her sene başında kımıl kımıl oluyor adamlar, hayırlısı bakalım).

Salla tutarsa ne ala:
Kotaku

Monolith'den Bir Eleman: "F.E.A.R.'ı Batıran Expansion ve Port'ları Oldu (VIVENDI'NİN PARA HIRSI OLDU)"


Biliyorsunuz ki Vivendi ve Monolith yollarını ayırdıklarında F.E.A.R.'ın isim hakları ve ilk oyunun materyalini kullanarak expansion yapabilme hakkı Vivendi'ye, yani oyunun dağıtımcısına kalmıştı. Onlar da bu hakkı gayet ucuzca harcayarak Time Gate Studios'a ilk önce fena olmayan (ki iyi de değildi) Extraction Point adlı expansion pack'i yaptırdılar, sonra da "OHA TUTTU LAN, Bİ DAHA YAPALIM" diyerek Perseus Mandate adlı rezilliği yaptırdılar. Tabi bu sefer yemedik. 

Şimdi de Monolith'den bir arkadaş, bu expansion'ların seriye getirdiğinden daha çok götürmüş olabileceğini söylüyor. Tam olarak açıklama şöyle:

"TimeGate yaptığı expansion'larla oyunu bizim istemediğimiz bir yöne çekti. Extraction Point ve Perseus Mandate'e alternatif evren olarak bakıyoruz zira bizim anlatmak istediğimiz hikayeyi tam olarak geliştirmiyor ya da üzerine bir şey eklemiyor. F.E.A.R. Alma ile ilgiliydi, F.E.A.R. 2 Alma ile ilgili olacak ve hikayeyi bizim gitmesini istediğimiz yöne doğru yönlendirmek istiyoruz. Açıkçası Vivendi'nin Xbox 360 ve PS3 portları ve Expansion Pack'leri kazandırdığından daha çok fan kaybettirdi."

Tamam, şimdi "oyun medyası ağzını" bir kenara bırakalım, adamların demek istediği şu:
"Vivendi para hırsı yüzünden oyunumuzu mahvetti. Hikayenin içine tuvaletini yaptı ve bunu "oyun, senaryo" diye satmaya çalıştı. Biz ise adam gibi, içinde Alma falan olan bir F.E.A.R. yapıcaz ve bu ilk oyuna yakışır bir devam oyunu olacak." 

Açıkçası Monolith'in hiç kötü bir işini görmedim ve söylediklerinin arkasında bir olan bir firma olduklarını biliyorum (kaypaklık, tutulmayan sözler (OLUM Bİ OYUN YAPICAZ, YANİ ANLATAMIYORUM BİLE ÖYLE BÖYLE DEĞİL, AKLINIZI ALICAZ - EA) "yaa ben öyle dememiştim ki amaaa"lar bu sektörün "olmazsa olmazı" biliyorsunuz, takım elbiseli adamların bildiğin dansöze döndüğü tek sektör). F.E.A.R.2'nin de aynı ilki gibi harika bir oyun olacağını tahmin edebiliyorum. Ancak umarım lisansı yine kaybetmezler zira bu dönemde oyun "Küçük Alma'nın Şeker Maceraları" gibi bir DS oyununa dönüşebilir. Yok, şimdi gülüyosun ama olur bu. Söylediydi dersin.

Kaynak:
Kotaku

26 Aralık 2008 Cuma

Free Radical 140 Kişiyi İşten Çıkardı, "Satılık" İlanı Asıldı


Başarılı TimeSplitters (PS2  döneminde Dual Shock'la oynanabilen nerdeyse tek konsol FPS'si) serisi ve Haze rezilliği ile tanınan Free Radical Studios'un global ekonomik krizden dolayı kapandığı haberleri bir kaç gün önce oyun basınına yansımıştı. Firma dün iş gücünün %75'i olan 140 kişiyi işten çıkararak cücük bir firma halini aldı ve büyük firmalar tarafından yutulması için satışa çıkarıldı. EA veya Ubisoft firmayı satın alırsa olacakları şimdiden düşünebiliyorum: Muhtemelen olabilecek en yakın zamanda isimden para kazanmak için TimeSplitters 4'ü çıkartmaları için zorlayacaklar(zira firmaların yatırımlarını en yakın zamanda paraya dönüştürmeye ihtiyacı var bu dönemde), oyun tam anamıyla bitmeden piyasaya sürülecek ve %50 civarı bir Metacritic ortalaması alacak, bunun üzerine firmanın yeterince para kazandırmadığını düşünen EA Free Radical'i dağıtacak veya firma bünye içinde eritilecek.

Umarım "ben size demiştim" demek zorunda kalmam. Yaratıcılığın böylesine tükendiği bir dönemde kendine has bir tarzı olan ve herşeyden önemlisi ruhu olan "TimeSplitters" gibi bir seriyi kaybetmek gerçekten üzücü olur...

Kaynak:
Joystiq

25 Aralık 2008 Perşembe

PSYCHONAUTS 2!?!?!


Bu yüzyılın belki de fazlasıyla haketmesine rağmen en az değer verilen ve kitlelerce anlaşılamayan (kitleler OYUN DENİNCE GTA VE FIFA 'DAN BAŞKA BİRŞEY ANLAMADIKLARI İÇİN HERHALDE), kendine has dili, grafik tarzı, tasarımı ve en önemlisi ruhuyla (EVET, ŞU GÜNÜMÜZ OYUNLARINDA OLMAYAN ŞEY HANİ) çoğumuzun gönlünde yer etmiş bir oyun Psychonauts. Derin karakterleri, üslubu, dünyası olan, herşeyiyle OYUN GİBİ OYUN, GRAFİKLERLE ÖRTÜLMÜŞ BEŞ PARA ETMEZ İÇİ BOŞ BİR KABUK DEĞİL.

Ve ikincisinin çıkabileceğine dair, miniminnacık bir ümit de olsa var(mı?). Oyunun yapımcısı Double Fine tarafından geçen hafta açılan ve Psychonauts evreni hakkında bilgi veren Psychopedia sitesinde yer alan Psychonauts 2 makalesi göze çarpıyor. Makalede "Psychonauts 2" hakkında şöyle bahsediliyor:

"Hmm, bu da ne? Varolmayan birşey hakkında bir makale mi? Ya da hayaller ve umutlarla dolu bir makale mi demeliyiz? Evet, bu Psychonauts 2 ile ilgili bir makale, oyun dünyasının unicorn'u... Bu oyunda, bir şeyler yapan bir ana karakter var. Bu karakter psişik bir şeyler yapıyor, bir şeylerle dövüşüyor, bir şeyler buluyor, bir şeylerin içine giriyor, bir şeylerin dışına çıkıyor, bir şeyler yiyor, bir şeyler içiyor, bir şeyler öğreniyor ve bir şeyler kurtarıyor. 

Keşke daha açıklayıcı olabilseydim... *sigh*"

Evet, bütün elimizdeki bu şimdilik... Double Fine dikkat çekmeye çalışıyor da olabilir tabi ki (ki dikkat çekmeyi hakeden firmalardan birisidir benim gözümde)... Aslında finansal başarı sağlayamamış bir oyunun özellikle böyle bir zaman da devamının yapılması ihtimali garip geliyor bana.

Sonuçta hayal edebiliriz di mi?

Umut:
Destructoid

24 Aralık 2008 Çarşamba

Ubisoft Yeni Prince'in Metacritic Skorundan Şikayetçiymiş! VAH VAH!


Birçok sitede yüzde 80'nin üzerinde not almasına rağmen Yapımcı Benn Mattes oyunun bu durumdan oldukça şikayetçi olduğunu söyledi. Şikayet gerekçesi ise oldukça komik:

"4 yıldır sürekli devam oyunları yüzünden şikayet dinliyor ve yeni oyunların eski oyunların klonu olduğunu duyuyoruz. Fanlar, yapımcılr, eleştirmenler, herkes yeni fikirlere ve yeni IP'lere açık olduklarını savundu. Biz PoP'da bu riski aldık ve çekirdek oyun şablonunu alıp eski oyunlardan çok daha farklı bir Prince of Persia yarattık."

Evet. İşte okudunuz. Buymuş efenim. Oyun "yeni fikirler buldukları için" herkes tarafından beğenilmeli, herkes bağrına basmalı, tekrar tekrar oynamalı, oyunu her oynadığında ZEVKTEN KUDURMALIYMIŞ! Neden? ÇÜNKÜ YENİ FİKİRLER VAR OYUNDA! OHOO, BAŞKA BİŞEYE GEREK YOK Kİ, YENİ FİKİR KİSVESİ ALTINDA 20 KÜSÜR SENELİK PRİNCE OF PERSIA'YI YEDİRİCEZ Bİ GÜZEL, MİLYONLAR SATICAZ, ELEŞTİRMENLER KIÇIMIZDA DÖRT DÖNECEK! OH, BÜTÜN OYUNCULAR KERİZ NASIL OLSA, PAKETLE BABA, BAŞKA BİR IP OLARAK DA ÇIKARMAYALIM, YAZ ÜZERİNE PRINCE OF PERSIA DİYE, SATIŞ GARANTİLENSİN! SONRA ELEŞTİRMENLER 90'IN ALTINA NOT VERİRSE BİZ YENİLİK YAPTIK KÖTÜ NOT VERDİNİZ DİYE BOKU ONLARA ATARIZ, HEM DE OYUNCUNUN SEMPATİSİNİ KAZANIRIZ!

Haa, işin bir de SIVAMA kısmı var. İşte o da şöyle:
"Bu incelemeler yapılırken aldığımız bu büyük riskler göz ardı edildi. Belki ben bir idalistim, belki de aldığım bu riskler için daha çok POHPOHLANMA BEKLİYORDUM."

Diyecek bir laf yok ki. Adam demiş zaten "pohpohlamanızı bekliyordum" diye. Daha ne desin. Zaten olmuş yeterince rezil olacağı kadar. Daha benim bişey söylememe gerek yok. 90'ın üzerinde not bekliyormuş adamlar, 80 almışlar. Sonra "neden 80 verdiniz? Yenilik istediniz verdik, innovasyon dediniz sağladık? Daha ne istiyorsunuz kardeşim?" Sanki böyle şey gibi bişey bu, "yüz gram inovasyon on puan, on gram yenilik beş puan." Adam yenilik verip puan satın almak istiyor resmen. Oldu canım.

Kaynak:
Destructoid

23 Aralık 2008 Salı

Kardeş Kardeşi Oyun İçin Bıçakladı: Ama Bu Sefer Durum Farklı


Wuekasha, Wisconsin' de iki kardeş PS2'de tek kişilik oyunu kimin oynayacağı üzerine kavga ettiler. Kavga ilk önce yumruk kavgasına dövüştü, daha sonra kardeşlerden biri diğerini boğmaya çalıştı. Boğulan kardeş bıçak çıkardı ve boğan kardeşinin parmaklarını kesmeye çalıştı. Bunun üzerine parmakları kesilen kardeş o sinirle bıçağı diğerinin elinden aldı ve onu göğsünden bıçakladı, hemen ardından olay yerinden çıkıp hastaneye koştu ve kesilen parmakları için acile girdi. Kardeşlerden ikisi de sadece yaralandı, kimse ölmedi.


Gayet sıradan bir "GTA 4'ten deliren öğrenci taksi şöförünü doğradı" haberi gibi görünüyor değil mi? Sayın medyam ELLERİNDEKİ MEŞALELER VE ÇAPALARLA OYUN YAPIMCILARININ KAPILARINA DAYANMADAN SÖYLEYEYİM:

Kardeşlerin ikisi de 30 yaşındaydı. Yani aklı başında iki yetişkindi bunu yapan.

Sanırım "OYUNLAR GENÇ BEYİNLERİ, OLGUNLAŞMAMIŞ ZİHİNLERİ ETKİLER VE ONLARI SUÇ İŞLEMEYE İTER" tezine bir antitez bulundu. Görünüşe bakılırsa oyunlarla ilgili değil bu durum, insanların psikolojik durumu ile ilgili. Ne kadar olgun olursa olsunlar, oyun oynayan iki birey birbirine dalabiliyor demek ki. Yani bu iki kardeşin psikolojisi o kadar bozukmuş ki, kardeşleri bu olaya iten bir TV kumandası bile olabilirdi. Burada oyun önemsiz birşey, herhangi birşey. AYNI ŞEKİLDE O GENÇ ÇOCUKLARI ÖLDÜRMEYE İTEN BİR FİLM, BİR KİTAP OLABİLİRDİ. Hepsinin ortak noktası ruhsal olarak stabil insanlar olmamaları. EĞER OYUNLAR BANLANICAKSA BUNUN İÇİN, BÜTÜN VAHŞET FİLMERİ DE BANLANMALI (hele o 5.cisi çekilen "Testere" serisi, kimse ondan şikayetçi değil nedense?),HATTA İÇKİ DE BÜTÜN DÜNYADA YASAKLANMALI, NE DE OLSA O DA DOLAYLI YOLDAN VAHŞETE İTİYOR DEĞİL Mİ?

Değil. Stabil olmayan zihine ne sunarsanız sunun, o onu farklı anlar. Siz bir oyun sunarsınız ama o oyunu zamanla gerçeklikle karıştırmaya başlar ya da onu hayatının anlamı yerine koyarak onun için kardeşini bıçaklar. Böyle insanlar tarih boyunca varolmuştur ve varolacaktır. BU DURUMUN OYUNLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR. Oyunlar diğer medyalar gibidir. Oyunu zararlı gibi gösteren şey, stabil olmayan insan zihninden farklı birşey değildir.

Kaynak:
Kotaku

Korkunç Söylenti: Warren Spector'da Casual Oyun Geliştirmeye Soyunuyor


Evet, "casual, her kitle için oyun" yapmaya (YANİ ÇUVALLA PARA KAZANMAYA) soyunmayan neredeyse bir Spector kalmıştı. Eğer bu söylenti doğruysa onu da kaybettik. Baya güvenilir kaynaklardan gelen bir söylentiye göre Pixar ve Disney Feature Animation'ın üzerinde ortak çalıştığı ve kod adı "Epic Mickey" olan oyunun yapımcısı Warren Spector olacak. Tamam, sorun değil, Pixar'ı hepimiz seviyoruz ama oyun yapımcılığı konusunda birkaç kere bazı oyun stüdyolarına animasyon konusunda yardım etmek dışında herhangi bir tecrübeleri yok. Yani, ne olacağı bile belli olmayan bir projeye (umarım yeni Sonic'ler gibi olmaz) Deus Ex gibi muhteşem bir oyunun yapımcısı Warren Spector'ın imza atması tek bir amaç peşinde olabileceğini düşündürttü: PARA.

Tabi ki, sektör ekonomi üzerine dönüyor ve bu büyük bir sektör. Sonuçta her yapımcı her projeye imza atabilir ancak gerçekten "neden?" diye düşündürtüyor insana. Yapımcılığını yapabileceği ve çok daha başarılı olabileği, dystopia'lar yaratabileceği projeler varken neden Warren Spector gibi bir adam "mickey mouse" oyunu yapıyor? Yani, Mickey Mouse oyunları kötü demiyorum ya da oyun yüzde yüz kötü olacak bile demiyorum ama Warren Spector renkli karakterleri olan bir oyunda, ne bileyim, absürd kalıyor. Thief serisi, Deus Ex serisi ve ne, Mickey Mouse?!? Ne demek istediğimi anladınız mı?

Casual oyun sektörü büyüyor ve büyüdükçe karanlık dünyalar yaratmakla tandığımız yapımcıları bile işin içine çekiyor. Ve bu iş gittikçe absürdleşiyor. Neyse ki casual oyunlar en azından hardcore oyunlara ekonomik destek sağlıyor, hiç olmaza bir avuntumuz var.

Herşeye rağmen bu oyunu merak ediyorum. Warren Spector + Pixar + Disney nasıl bir sonuç verecek hep beraber görelim...

Kaynak:
Joystiq

22 Aralık 2008 Pazartesi

"Bob's Game" Adlı DS oyununun Yapımcısı Protesto İçin Kendisini Odaya Kilitledi


O, "Bob Pelloni." Adını belki de hiç duymadınız. Ancak bu adamın öyle bir hikayesi var ki, Nintendo'nun ne kadar "aman başkalarına para kaptırmıyım" anlayışında bir firma olduğunu açıkça gözler önüne seriyor.

5 sene önce Bob Fellini aradığı türde bir oyun olmadığı gerekçesiyle kendi oyunu yapmaya başlar. Oyunun amacı Bob adındaki bir gencin günlük hayatını anlatmaktır. Oyun için devasa bir dünya tasarlar, karakterleri, sesleri ve hikayenin büyük çoğunluğunu ortaya çıkarır. Oyun için 60 şarkı yaratır, oyunun bütün mekaninklerini kendi başına tasarlar. Oyunu en sonunda Nintendo DS için çıkarmaya karar verir. Nintendo'ya başvurur, Nintendo'nun oyun departmanıyla yüz yüze görüşür, 3 ayrı grupla konuşur ancak üzerinden 17 hafta geçmesine rağmen Bob'un yüzüne bakan, oyununa ilgi gösteren tek kişi bile çıkmaz Nintendo'dan.

Bob şu anda durumu protesto etmek için kendisini 100 gün için ofisine kapatmış durumda ve durmadan oyun üzerinde çalışıyor.  Bob'un ofisinde ne interneti ne televizyon var, sadece cep telefonundan Nintendo'nun ona ulaşıp ulaşmadığına bakıyor. Sadece arkadaşı haftada bir yiyeceklerini getiriyor ve bu onun tek insan gördüğü zaman. Bunun dışına hiç durmadan, olabildiğince az uyuyarak oyununu programlamaya çalışıyor bu adam, hem de tek başına.

Nintendo çalışanları ise tam şu sıralarda Bratz'in yeni oyunu veya başka bir Mario oyunu üzerine konuşuyorlar. SADECE FIRST PARTY YAYINLAMAK İSTİYORLAR, AMAN PARA BAŞKA BİR YAPIMCIYA GİTMESİN HA. AMAN KENDİ KONSOLLARINDAN BAŞKA BİR KİŞİ PARA KAZANMASIN. KİMİN HADDİNEYMİŞ CANIM?

Hikayeyi daha detaylı buradan öğrenebilir, buradan ise Nintendo'ya bu konuda mail atabilirsiniz. Bob'a destek olun, çünkü oyunu ne kadar iyi ya da kötü olsun, oyununu yayınlatmayı hakediyor. 

Kaynaklar:
Joystiq
Wamblinggamer



Xbox 360 Platformer'ı Banjo - Kazooie: Nuts & Bolts Standart Def. TV'ler İçin Yazı Büyütme Patch'i Yayınlandı


Evet, aslında oldukça basit, buraya neden malzeme olduğunu bile anlamadığınız bir haber değil mi? Banjo - Kazooie adlı 360 platformer'ına bir patch gelmiş ve bu patch yazıları büyüterek standart def. tv'lerde okumayı kolaylaştırıyormuş. Çok alakasız mı geldi?

AMA DEĞİL!

Bilmem farkında mısınız, belki elle sayılacak kadar yapımcı artık standart def. tv'lerin, yani tüplü televizyonlarda da oyun oynanabileceğini hatırlıyor. Geri kalan bütün yapımcılar, DÜNYANIN HER YERİNDEKİ TÜPLÜ TV'LERİN SİHİRLİ BİR ŞEKİLDE LCD'YE DÖNÜŞTÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYOR! Bilmem kaçınız Dead Rising'deki yazı boyutunu(LCD TV'de zor görüyordum, ki tüplü TV'yi düşünemiyorum) veyahut bilimum Hi-def için hazırlanan PS3 veya Xbox 360 oyunlarındaki tüplü TV'lerde okunmayacak kadar minik altyazıları gördü? Üzgünüm Microsoft, Sony, ama henüz hepimizin evinde bir LCD tv yok veya bunlara para yatırabiliyoruz... VE EVET, GELİR DÜZEYİ DÜŞÜK ÜLKELERDEKİ İNSANLAR DA OYUN OYNUYOR, BİLMEM HİÇ FARKETTİNİZ Mİ?  

Bir oyun tasarlarken lütfen OYUNU DÜŞÜK GELİRLİ, EVİNDE SON TEKNOLOJİ ÜRÜNLER OLMAYAN OYUNCULARIN DA OYNAMAK İSTEYEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜN. Bu dünyada  hala hem PS3 hem de bir LCD TV alacak parası olmayan insanlar da var.

Kaynak:
Joystiq

21 Aralık 2008 Pazar

David Reeves: PS3'ün Fiyatında 2009 Yazına Kadar Değişiklik Olmayacak


Evet, bende aynı şeyi soruyorum kendime: "NEYİNE GÜVENİYOR BU ADAMLAR?" SCEE'nin PS3 politikasına bakılırsa ya kendilerine aşırı güveniyorlar, ya da PS3'ün fiyatını indiremiyorlar. Yani durum "abi biz bi bok yedik ama durumu nasıl düzelticez hiç bilmiyoruz"dan ibaret. Wii zaten milyonlar satıyor, Xbox 360'da donanım çakma olsa da (3 domates diyim sen anla) yazılım sayesinde iyi bir satış oranı yakalıyor. Ancak PS3'ün durumu satış rakamlarına geldi mi hala içler acısıyken bir de David Reeves'in basın açıklaması "hele hele... iyice" dedirtiyor:

"Hayır, PS3'ün fiyatını ne şimdi, ne de bahar döneminde düşürmeyi planlıyoruz. Bu konuda ne duyduysanız yalan, kesinlike öyle bir durum yok.

Aynı zamanda bu makineye yazılım da eklemeyeceğimiz anlamına geliyor. Bunun yerine makinanın değerini arttırmak için orjinal fikirler ekleyeceğiz ("PS Home" gibi orjinal fikirler. HİÇBİR İŞE YARAMAYAN, KİMSEYE PS3 ALDIRMAYACAK, 4 SENE SONRA HAKKINDA "EPIC FAIL" DİYE BAHSEDİLECEK FİKİRLER)."

Sony'den umudumu kaybetmeye başladım yavaş yavaş. Hala "God of War" gibi first-party kaliteli oyunlar çıkarmak yerine "abi süper bi fikir buldum bak dinle zengin olucaz allaama" diyen adamların peşinden gidiyorlar. Olan da PS3 kullanıcılarına olacak iki gün sonra... 2. Dreamcast'a doğru gidiyor muyuz ne? (aman allah korusun piyasanın sadece Microsoft'a kaldığını düşünsenize... Adamlar offline oyunun saati başına para koyar, olur bu söliyim)

Kaynak:
Kotaku

Valve'da Avrupalı Oyuncuları Kazıklıyor


Zaten Avrupa'lı oyuncuları ayak üstü sevmeyen bir tek Valve kalmıştı.  Neredeyse bütün oyun konsollarının ve oyunlarının Avrupa'da daha pahalıya satılması yetmemiş sanırım, Valve'da Steam üzerinden satılan PC oyunlarının Avrupa'da daha pahalıya satılmasına karar verdi. Bunu da bütün oyun fiyatlarını DOĞRUDAN dolardan euro'ya çevirerek yaptı. Valve'a göre 1 euro = 1 dolar. Yani 50 dolarlık 76 lira eden bir oyunu 50 euro yani 105 liraya satıyorlar. Bravo, kutusuz oyunların fiyatlarının kutulu satış fiyatıyla aynı olması yetmedi, bi de daha çok ödeyeceğiz artık... Gerçi şu anda bizi etkilememiş görünüyor ancak "Türkiye'de Avrupa'nın içinde sayılır" diyerek burada da euro'dan satış yapmaya başlayacakları gün yakındır. Zaten durumu protesto eden bir Steam grubu var ve eleştiriler çığ gibi büyüyor. 

Valve'ı hepimiz seviyoruz ("episodik oyun" kavramını pek anlamamış ve episode'ları 1-2 sene arayla çıkarıyor olsalar da). Ancak gerçekten durum kötü çünkü Avrupa'lı oyuncu daha fazla para ödemek istemiyor ve kendini keriz yerine konmuş olarak görüyor.

Kazık:
Destructoid

Oyun Endüstrisini Ekonomik Krizden "Core" Oyuncular Kurtaracak


Associated Press'den gelen ve Gamespot yetkililerinin ve oyun endüstrisi analistlerinin düşüncelerinden yola çıkılarak hazırlanan bir makalede, oyun endüstrisinin global ekonomik krizinin etkilerini hissettiği (Time Splitters gibi büyük ve çok satan bir serinin yapımcısı Free Radical'in kapanması (kesin HAZE denen "şeyin" pay vardır ama) , gelir getireceği kesin olmayan oyunların tek tek iptal edilmesi) ve bu durumdan ekonomiyi kurtarabilecek tek bir oyuncu türü olduğu söylendi.

"Core" oyuncular. Ya da daha bilinen bir tabirle, "hardcore oyuncular". Zira çok güvendikleri ve uzuuuun zamandır sürekli bu kitle için yatırım yapılan "casual oyuncu" kitlesi EKONOMİK KRİZ PATLAK VERİNCE OYUN ALMIYORMUŞ! HAY ALLAH! NINTENDO'NUN DURUMU NE OLACAK ŞİMDİ? Çok üzüldüm hakkaten. Milli yas ilan edelim hemen, "çok sevimli, çok şeker Mario ölmek üzere mi?" diye çiçekli makalaler yazalım her tarafa. Mario sen menü ekranından çıktıktan sonra arkasını dönüp paraları sayıyo. Sen uyu tabi, o ayrı.

Bunun yerine bizim gibi (bu bloğu okuyan sen, sen ve sen, benimle gelin) oyuncular ekonomik krizden kurtaracakmış endüstriyi. Çünkü işe bakın ki, bu kitle GEREKİRSE yemeğinden, giyeceğinden kesip oyun alıyormuş, endüstriyi ayakta tutuyormuş. VAY BE! Bunları da demeye başladıklarına, hardcore kitleyi geri kazanmaya çalıştıklarına göre gerçekten durum kötü.

Ha, ekonomik krizi geçince "Barbi'nin Tatlı Şeker Dünyası" ya da "Mario: Parayı Bulunca Ne Yapacaamı Şaşırdım" isimli oyunlar tekrar raflarda yerini alır merak etmeyin. Hardcore oyuncu endüstrinin belkemeğiymiş, peh. Öyleyse belkemeğiniz kırılmak üzere zira hardcore oyuncular oyunculuğu terkediyor. Ondan sonra ağlamayın "ama Quake 13?" diye... 

İşte hendek, işte deve:
Joystiq

Kojima "Metal Gear Solid Touch"a "Basit Bir Mgs shooter'ı" Dedi


 
Heh, Silent Hill'in "House of the Dead" tarzı shooter oyununa döndürülmesinin ardından (allah bin belanı versin Konami, kült oyun serimizi ne hale soktun para kazanıcam diye) bunun da olacağı belliydi. Geçen hafta Kojimanın sitesinde garip sembollerle reklamı yapılan ve "Xbox 360'a MGS 4 çıkacak"a kadar varan yorumlar yapılan "next metal gear"ın basit bir Ipod Touch Shooter'ı olduğu ortaya çıktı. Hatta Kojima'nın bile oyunun basitliğini ve stealth elementi içermediğini kabul etmesi iyice kapak oldu. Ayrıca oyunda MGS 4'ün bütün hikayesinin ara sahnelerle var olacağı (hmm.. nası yapacaklar bunu çok merak ediyorum, HA BULDUM: ÇİZGİ ROMAN VARİ KARE KARE ANLATIMLA, BAŞI SIKIŞAN HER YAPIMCI BUNA BAŞVURUYOR NASI OLSA) söyleniyor... Açıkçası MGS "mainstream shooter" furyasına bulaşmayan ve "kült" kalmış olan son oyundu. Hepimizin başı sağolsun.Casual oyuncu Snake'i de öldürdü.

Kaynak:
Joystiq

3D Realms Yılbaşı Hediyesi Olarak Yeni Duke Nukem Forever Resimini Yayınladı



Aha, işte ben buna çok gülüyorum :) Oyunun yapımı 10 senedir bitmemiş ve haklarında her türlü yapılabilecek bütün espriler yapılmamış gibi hala resim yayınlıyorlar. Geçen sene yayınladıkları saçma sapan eski Duke'la alakası olmayan fragman yeterince rezil etmemiş gibi hala yeni concept art yayınlamaya yüzleri var yani. 3D Realms yetkililerine sesleniyorum: ÇIKARIN ARTIK ŞU OYUNU, GÖZÜNÜZÜ SEVEYİM! BU OYUNA BU GÜNE KADAR HARCADIĞINIZ PARAYLA KÜÇÜK ÇAPLI BİR AFRİKA ÜLKESİ DOYAR! Gerçekten, işin artık komik veya trajikomik bir yanı kalmadı, sadece trajik olmaya başladı. Hala "TBA" (açıklanacak) durumunda oyunun çıkış tarihi.

Gerçi bu Türkçe olduğu için anlamicaklar.

RELEASE THE GAME ULAN!

Kaynak:
Joystiq

Z.O.M.A.K. başlıyor...

Aslında uzun süredir aklımdaydı... Arkadaşlarla yaptığımız uzun oyun ve yapımcı sohbetlerini blog olarak kayıt altına almayı ve daha geniş bir kitleyle paylaşmayı istiyordum. En sonunda fikirler bir araya geldi ve en sonunda başladım:

Karşınızda Z.O.M.A.K. - Eleştiren oyuncunun bloğu.

Projenin amacı, Kotaku, Joystiq, Destructoid ve benzeri sitelerde çıkan veya bizzat aldığım oyunlarla ve yapımcılarla ilgili önemli haberleri hem sizlerle paylaşmak hem de kendi yorumumu yazmak. Aynı zamanda zaman zaman haberlerden bağımsız belli konularda paylaşmak istediğim post'larda olacak tabi ki...

O zaman fazla vakit kaybetmeden başlayalım :)