27 Şubat 2009 Cuma

BBFC Oyunlardaki Küfürü ve Seks Sahnelerini Eleştirdi (Ama Nasıl Eleştirdi)


Hah, bu da oldu tam olduk. Oyunlara yapıştırılan her türlü damgadan sonra şimdi de "oyunlarda çok fazla seks sahnesi ve aşırı küfür olduğu" eleştiriliyor. Bu konuyu ortaya atan da BBFC, kendileri İngiltere'de filmleri yaş gruplarına göre ayıran ve yıllardır oyunlara da aynı şeyi yapmak için çaba sarfeden bir organizasyon, bütün medyayı bunlar yönetiyor neredeyse. Bu iddiayı ortaya atan BBFC üyesi Sue Clark'ın iddiası hakikaten çok ilginç. Özellikle "küfür" kısmında oyunları yere vurup filmleri aklamaya çalışmasına bayılacaksınız.

"Genel olarak bilgisayar oyunlarında seks aktivileri vahşet kadar popüler değil, ancak gün geçtikçe artıyor."

Gün geçtikçe artıyor mu? Yahu birşey sorucam, bu kadın/bayan/herneyse bizimle aynı oyunları mı oynuyor? Yoksa bizim bilmediğimiz çok sapık, her türlü pis işin yapıldığı başka bir oyun dünyası falan mı var? Hemen aklıma gelen, içinde "cinsel ilişki" içeren oyunları sayayım: Mass Effect, God of War (ki çok üstü kapalı) ve Fahrenheit. Kaldı ki kadını duyan bu oyunların pornografik öğeler içerdiğini sanır. Yahu bu oyunlarda sadece erotizm vardı, üstelik bunların hepsi Mature ya da +18 sınırlaması olan oyunlar (Fahrenheit +16'ydı biliyorum ama yuh, 16 yaşında biri için bu tür şeyler çok normal. 5 yaşında çocuk değiller ki?). Yani bu oyunlarda gördüğümüz göreceğimiz gayet normal, insan gibi seksti (God of War belki biraz aşırıya kaçmıştı ama onda da direk gösterilmiyordu zaten Fahrenheit ya da Mass Effect'de olduğu gibi). Bu oyunların gösterdiği seksten çocukların etkileneceğini sanmıyorum, yahu ZATEN BU OYUNLAR YETİŞKİNLER İÇİN BE ABİ! ÇOCUKLAR GÖRMESİN DİYE HAYATIN İÇİNDE YOK MU SAYALIM BUNU? EN BAŞINDAN YETİŞKİNLER İÇİN TASARLANMIŞ BİR OYUNDAN NEDEN "ÇOCUKLARI ETKİLEMESİN" DİYE SEKS SAHNESİ ÇIKARALIM Kİ? NEDİR BUNUN MANTIĞI? Sonuçta sekste hayatın bir parçası değil mi? Bu durum yalnızca bilgisayar oyunlarını "çocuk oyunu" olarak gören, zerre anlamaya çalışmayan bir kitlenin ürünü. Bilgisayar oyunlarının her geçen gün yetişkinlere daha çok hitap ettiğini, gerçek hayatta olan biten duygulara daha çok önem verdiğini asla anlayamayacak, at gözlüklü, kulaklarından örümcek fışkıran bir kitle.

Aynı zamanda Clark'ın verdiği akıllara zarar, Destructoid'in de deli gibi dalga geçtiği, "oyunlarda küfür edilmesine laf edeyim ama filmleri de koruyayım" zihniyetinin ürünü şu iddia var:

"Bir filmi izlerken küfürlü bir sahneyi sadece bir kere izlersiniz. Ancak oyunlarda o sahneyi tekrar tekrar oynayıp o küfrü tekrar duyabiliyorsunuz."

O_O

Ben buradan şunu anlıyorum arkadaşlar, farklı birşey anlayan varsa söylesin: SUE CLARK, 1970'LERDEN BERİ GÜN IŞIĞI ALMAYAN BİR MAĞARADA, TELEVİZYONSUZ, TELEFONSUZ YAŞIYOR VE BİLGİSAYARIN NE OLDUĞUNDAN HABERİ OLMADIĞI İÇİN DAKTİLO İLE YAZILARINI YAZIYOR. DVD, BLU-RAY, DIVX VS. GİBİ ŞEYLERİ ZATEN GEÇTİM, VHS VE BETAMAX GİBİ MEDYALAR ARACILIĞIYLA FİLMLERİN GERİ ALINIP YAZILABİLDİĞİNDEN HABERİ YOK, BÖYLE BİR ÇAĞ GÖRMEMİŞ. FİLMERİ HALA SADECE SİNEMADA İZLENİYOR ZANNEDİYOR. OYUNLARDAN NASIL HABERDAR OLDUĞU KONUSUNDA ZERRE FİKRİM YOK.

Ya da IQ -50.

Başka bir açıklama bulamıyorum sayın okurlar, nutkum tutulmuş durumda. Böyle birşey olmadı, yaşanmadı, böyle bir kadın yok. Yok evet, inanmıyorum ben. Propoganda bunlar, komplo.

Kaynak:
Destructoid

25 Şubat 2009 Çarşamba

Analist: PS3'ün Fiyatı Çok Yakında Düşebilir, Blu-Ray'siz PS3 Çıkabilir (NE?)


Evet, gün geçmiyor ki "analiz" adı altında sallamasyonun dibine vuran bu arkadaşlardan başka bir saçma açıklama gelmesin. Bu sefer Janco analisti Mike Hickey'e göre PS3'ün fiyatı EN GEÇ Nisan-Haziran ayları arasında 100 dolar düşecek çünkü Sony'nin kar etmek için satışları şimdiki seviyeden daha yükseğe çekmeye ihtiyacı var. Aksi taktirde satışlar bu düzeyde devam edecek, hatta düşecek.

E güzel söylemiş de, Sony daha bir ay önce (hatta ben haberini yazmıştım) PS3'ün fiyatını bir sene kadar düşürmeyeceklerini söylemediler mi? Gerçi onların sözüne ne kadar güven olur tartışılır ancak Sony zaten şu durumda her sattığı PS3'ten deli gibi zarar etmiyor mu? E bir de fiyat 100 dolar düşerse Sony zararını nasıl kapatacak sorabilir miyim? Hani böyle bişeyi dersin, ama adamlar yazılımdan kar ediyorsa dersin. Ama Sony yazılımdan da kar etmiyor ki? O 100 dolarlık fiyat düşüşünden edilen zararı uzun vadede kapatacak ne gibi bir geliri var Sony'nin gerçekten merak ediyorum.

Hickey'ın diğer iddiası ile akıllara zarar cinsten: Sony bir adet de Blu-Ray'siz versiyon çıkararak bu sayede 100 dolarlık zararını kapatacak. NASIL YANİ?!??! O ZAMAN BU PS3 VERSİYONUNU ALANLAR OYUN OYNAMAYACAK YANİ ALETTE? OHA! Yani, bu nasıl mantıksız, nasıl bir iddiadır aklım almadı. Hani sallamasyon yaparsın da herşeyin bir sınırı var kardeşim. Ofiste sıkıldığı bi ara "Nasıl olsa ne desem yiyolar, ulan Blu-Ray'siz PS3'de çıkacak diyeyim de biraz eğleneyim, ehe ehe" şeklinde mi düşündü ne yaptı hiç bilmiyorum ama insanların sadece PS2, PS1 ve PSN oyunları oynamak için bir PS3 almayacakları kesin.

İşte "analiz" adı altında ne kadar boş ve gereksiz yorumlar yapıldığı açık seçik ortada. Blu-Ray'siz PS3'müş. Yok tekerleksiz araba. Tövbe estağfurullah.

Kaynak:
Joystiq

24 Şubat 2009 Salı

Söylenti: Assassin's Creed 2 16. Yüzyılda, Venedik'te Geçecek


Assassin's Creed hayatımda oynadığım en monoton oyunlardan birisiydi. İlk bir saatte "süpermiş!" , üçüncü saate doğru "fena değil" demiştim, beşinci saatten sonraysa sürekli aynı şeyleri yapmaktan bıkıp oyunu daha sonra oynamak üzere kapatmıştım. Ama yani "kendini tekrar etme" olayının dibine vurmuşlardı be abi! Her bölümde sürekli aynı sırayı takip eden birbirinin aynısı aktiviteleri 9'dan 5'e işine gidip gelen memur gibi zerre tat almadan yapmak illallah ettirmişti. Allahtan atmosfer sağlamdı ve senaryo idare ederdi de sonuna kadar oynadım (genelde bir-iki saat oynadım, bıraktım, yoksa dayanılacak gibi değildi).

Öyle ya da böyle ilk oyun oldukça monotondu. Ubisoft hatasından ders aldı mı, almadı mı bilinmez ama Assassin's Creed 2'yle ilgili ilk detaylar (henüz söylenti kıvamında olsa da gerçek olma ihtimali oldukça yüksek) Joystiq'de bugün yayınlandı. Gerçi söylenti diyorum ama açıklamalar o kadar spesifik ki insan söylenti olduğuna inanmakta zorlanıyor. İşte Joystiq'in "güvenilir kaynağının" ağzından çıkan açıklamalar:

"Öğle yemeği vaktinde şehirde gezinirken birden bir Ubisoft booth'u gördüm. İçerde insanlara oyunlar hakkında soru soruyorlardı ve seviyelerini ölçmeye çalışıyorlardı. Kendim de oldukça hardcore bir oyuncu olarak dedim ki "buna bir şans vereyim." Sınav pek heyecanlı değildi ancak sonradan olanlar oldukça ilginçti. Televizyonlu bir odaya getirildim ve daha sonra şimdi anlatacağım trailer'ı izledik:

Venedik, 15/16. yüzyıl civarı. Kamera günlük yaşamın kargaşasına odaklanıyor. İlk oyundaki sivillerin birbirleriyle iletişimde daha başırılı versiyonlarını düşünün. Bu sahnede bir adamı çekici bir kadının eline para tutuştururken görüyoruz.

Biri oldukça şişman, diğeri ise zayıf iki adam bir bottan iniyorlar ve şehrin içinde bir meydana doğru ilerliyorlar. Bu meydanda bir maskeli balo var. Herkes dansediyor, bildiğiniz balo işte.

Daha önce parayı kabul eden kız, adamlardan zayıf olanına doğru ilerliyor ve onu dansederek farkettirmeden topluluktan uzaklaştırıyor. Kamera onların etrafında dönmeye başlıyor.

Yandan dansçıların kıyafetini giymiş bir adam geliyor ve daha zayıf olan adamı boynundan bıçaklıyor. Kullandığı bıçak ise ilk oyundaki koldan çıkan bıçak. Adam kanlar fışkırtarak ölüyor.

Adamlardan şişman olan bunu farkediyor ve suikastçinin peşinden gardiyanları göndererek koşmaya başlıyor. Suikastçi apartmanların çatılarından atlayarak aşağıda koşan adamı takip ediyor. Kısa bir takipten sonra suikastçi adamın üzerine atlayarak yakalıyor.

Yüz yüze geldiklerinde şişman adam konuşmaya başlıyor:

"Annen gibi güzel bir kadının ölmesi vahim bir durumdu, bunu kabul ediyorum... Öbür taraftan baban agresifliği yüzünden öldü."

Bunun üzerine sukastçi adamı tabancayla vuruyor ve trailer bitiyor.

Trailer'dan sonra yaptığımız konuşmalarda ortada bir aile davası olduğu söylendi ve ilk oyundaki kardeşlikle ilgili birşey söylenmedi. Ayrıca başkalarının kılığına girmenin bu oyunda oldukça önemli bir rol taşıdığı anlatıldı ("Hitman'leştirilmiş" yani oyun). Trailer tam anlamıyla tamamlanmamış olsa da Assasins Creed 1'in başındaki intro sahnesiyle aynı kalitedeydi. Aynı zamanda animasyonlar gameplay olamayacak kadar akıcıydı. Oyunun ana karakterinin üç ayrı resmi gösterildi (hepsi farklı kıyafetlerdeydi) ve bizden en iyisini seçmemizi istediler. Bu üç resmin altında "ezio" ismi yazılıydı (sanırım karakterin ismi bu). Ancak karakterin yüzü tam anlamıyla gösterilmedi.

Bu trailer'ın bu sene önemli bir oyun fuarında gösterileceğini söylediler ancak hangisi olduğunu söylemediler. Biraz sıkıştırınca dayanamayıp "E3 olabilir" dediler. Ancak oyunun çıkış tarihi neredeyse spesifik olarak yazılıydı: 2009 sonu, 2010 başı."


Herşeyden önce oyun bu sefer görevlerde daha fazla çeşitlilik içereceğe benziyor. Sonuçta her bölüm "maskeli baloda adam öldürmek" klişesinin etrafında dönemez değil mi (katil uşak)? Ayrıca silah eklenmesi bazılarının hoşuna gitmeyebilir (ilk oyunu kılıç savaşları için oynayan bir arkadaşım bunu oynamayabileceğini söyledi mesela). Bir de çok rica ediyorum, oturup adam gibi oyun sonu tasarlayın. O son nedir ya? Enkripte yazılar çözmek istesem oyuncu değil arkeolog olurdum, di mi ama?

Kaynak:
Destructoid

23 Şubat 2009 Pazartesi

Alan Wake Hakkında Yeni Bilgiler Pek Bi Bilgilendiriciymiş (AY-RO-Nİİİİ)


Alan Wake. Ya bu oyunu hatırlıyor musunuz? Hani ilk DirectX 10 kullanan oyunlardan olacaktı, Max Payne'in yapımcısı Remedy yapıyordu, zamanına göre güzel grafikleri vardı (ki şu anda hiç de etkileyici değil) falan... Ondan sonra Remedy bir sustu, bir daha yıllar boyunca seslerini duyamadık. Ne GDC'de ne E3'lerde Alan Wake'in esamesi anıldı. Ne zaman "yav oyun iptal edildi herhalde" dedikoduları etrafı sarsa Remedy çıkıp "YA YAPIYORUZ GARDEŞİM BEKLESEĞİZE!" dedi. Böylece Alan Wake'e duyulan heyecan günden güne azaldı... En sonunda insanlar neredeyse hiç umursamayana kadar. Bunun üzerine Remedy forumlarında birşey yayınladı... Hiçbirinizin azalan heyecanını yükseltmeyecek birşey.

İşte forumlarda yayınlanan, sözde Alan Wake'in kendi ağzından yazılmış bir mektup/günlük sayfası:

"Sayfalar her geçen gün artmaya devam ediyor. Eski sayfalarda yaptığımı hatırlamadığım bazı değişiklikler var. Her geçen gün hikaye agresifleşiyor. Sanırım hikaye kendini baştan yazıyor. Kitabın ana karakterinin ismi şimdi benimkiyle aynı, eşinin ismi ise Alice. Durumun en korkunç yanı ise kitabın türünün değişmesi. Tür yavaş yavaş korkuya doğru kayıyor. Artık kitabın kahramanının yaşayıp yaşamayacağından bile emin olamıyorum. Garip rüyalar görüyorum ve içim sıkılıyor. Bu sayfaları yazdığımı hatırlamıyorum. Ama bu sabah, inanılmaz bir gelişme oldu! Artık onun parfümünü t-shirt'ümde hissedebiliyorum. Ona yakınım. Biliyorum. İlerlemeyeliyim."

Peki. Eee? Nedir? Çok heyecanlanmamız, "ANAAA SAYFALAR KENDİ KENDİNİ YAZIYORMUŞ, ÇOK ÜRGDÜM!!!" mü dememiz gerekiyor? Amaç nedir ki? Bunu yayınlarken "OFFFF NASIL DA GİZEMLİYİZ, ŞİMDİ HEPSİ OYUNU MERAK EDİCEK VAR YA, VER ABİCİM HYPE'I ALTTAN ALTTAN" diye mi düşündüler? Gerçekten saçmalıyorlar ve sönen heyecanı arttırmak için garip, işe yaramayacak taktiklere başvuruyorlar.

Bu arada benim tahminim oyun bazı sebeplerden dolayı gerçekten bir süre rafa kaldırıldı, iptali üzerinde konuşuldu ve yapıma devam edilmesi kararı çıktı. Son bi kaç aydır tekrar üzerinde çalışıyorlar. Bu olay da "naapsak da insanların ilgisini tekrar oyuna çeksek" sendromunun bir ürünü gibi geliyor bana. Ayrıca trailer ya da teaser yerine bu tür birşey yayınlamamaları da bana kalırsa ortaya çıkan oyuna (özellikle grafiklerine) pek güvenmediklerini gösteriyor.

Ne yazık ki Remedy'nin "biz bu oyunu yapıyoz, valla lan" çabaları pek etkili değil. Adam gibi bir trailer çıkarmadıkları sürece bu aynen böyle devam eder. Yahu hadi çıkarın bi trailer'da izleyelim üç senedir neler yapmışsınız, bu ne böyle... Lan yoksa hiç mi geliştirmediler? LAN!?!?! 

Kaynak:
Destructoid

21 Şubat 2009 Cumartesi

Activision Blizzard: "Film Oyunlarının İyi Notlara İhtiyacı Yok"


Gördüğünüz üzere firmaların pişkinliği oyun piyasasının büyüklüğü ile doğru orantılı olarak artıyor. Bildiğiniz gibi gerekli gereksiz her popüler filmin ardından çıkan rezil "film oyunları" oldukça kötü notlar almalarına rağmen oldukça iyi satıyorlar. Satış rakamları ise firmaları bu oyunlardan daha çok yapmaya itiyor, çünkü bu oyunlar tam anlamıyla bir "para kuyusu".

Activision Blizzard pazarlama başkanı David Tyler'a göre bu tür oyunlar için eleştirmenlerin verdikleri notların hiçbir önemi yok zira bu oyunlar daha çok çocuk yaşta bir kitle ele alınarak piyasaya sürülüyor. Ona göre bu tür oyunların satıp satmaması bir oyunun ne kadar eğlenceli olduğuna bağlı ve kritik notları daha büyük yaştaki oyuncuların ilgilendiği birşey.

Herşeyden önce bu genelleme her film oyunu için yapılamaz. Enter the Matrix, 300 filminin PSP oyunu, bunlar da mı "çocuklar için"di? Yani daha ne kadar bu tarz genellemeler yaparak kendi berbat oyunlarınızı "YA BİZ BUNU BEBELER OYNASIN DİYE YAPTIK" diye savunmaya çalışacaksınız? Tamam daha küçük bir yaş kitlesi için yapılıyor olabilir ancak yine de bir çok 10 yaşından büyük (evet, Tyler'ın bahsettiği tarz film oyunlarının hitap ettiği zeka seviyesi) Spiderman ya da Ironman hayranı var, doğru değil mi? Örnek vermek gerekirse Batman Begins'in film oyunu çok iyiydi ya da yeni gelecek Wolverine çok güzel görünüyor? Demek ki yapan yapıyormuş değil mi? YETERLİ KAYNAKLARI OYUNA AYIRMADIĞINIZ İÇİN ADAM GİBİ OYUNLAR YAPAMAYIP ÖZENSİZLİĞİNİZİ KAPATMAK İÇİN BAHANE UYDURMAMAK LAZIMMIŞ, DEĞİL Mİ?

Ama yine de en çok hata kullanıcı da. Tamam, küçük oyunculara birşey demiyorum ama bunları en küçük araştırma bile yapmadan "AAA AYRINMENİN OYUNU ÇIKMIŞ!" diye alan 18 yaş üzeri kitleye ne demeli? Bilmiyorlar ki oyunları görür görmez zart diye raftan alarak film oyunlarının "berbat" kalmasını garantilemiş oluyorlar.

İnsanlar "tüketicilik" konusunda seçiçi olmadıkları sürece bu aynen böyle devam eder, söyliyim. Firmalar rezil oyunlar çıkarır, sonra röportajlarda "ya biz onu büyükler için yapmadıydık, ehe mehe" derler. Ooof, of...

Kaynak:
Joystiq

20 Şubat 2009 Cuma

Yeni Street Fighter Filminin Galası Yapılmayacak (Neden Acaba)


Chun Li'ye hiç benzemeyen Chun Li'nin oynadığı Street Fighter filminden haberiniz var değil mi? Tam adı Street Fighter: Legend of Chun-Li olan filmin Fox tarafından eleştirmenlere izletilmeyeceği haberi geldi. Hm... Neden olabilir acaba? FİLMİN BERBAT OLDUĞUNU VE ELEŞTİRMENLERİN FİLME 10 ÜZERİNDEN 1 GİBİ NOTLAR VEREREK İLK HAFTA GİŞESİNİ BALTALAYACAKLARI İÇİN OLABİLİR Mİ?

Gerçekten ne zaman vazgeçecekler beş kuruş etmeyen oyun filmleri/film oyunları yaparak beş kuruş daha kazanıp bütün fanların nefretini kazanmaktan? Rezil televizyon filmlerini aratmayacak senaryolar yazıp fanların cebindeki parayı almaya çalışmaktan? NE ZAMAN?

Ama suç tamamen firmalarda değil. Birileri bu filmlere gidiyor ki bu filmler çekiliyor ve kendine izleyici buluyor. Eğer fanlar bu tür filmlere karşı protesto yapsa bir daha bu tarz rezillikler yaşamayız gibi geliyor bana. Ama dünyada bu kadar "ne verilirse sorgulamadan ve bir saniye düşünmeden alan tüketici" olduğu, yani firmalar bu filmlerden para kazandığı sürece bu tarz beş para etmeyen filmler çekilmeye ve ünlü oyunların adı rezil edilmeye devam edilecek.

En azından TV'de yayınlandığı gece izlyecek birşeyimiz olur.

Kaynak:
Destructoid

19 Şubat 2009 Perşembe

Valve'dan TF2 Hilecilerine: "Beni Hayalkırıklığına Uğrattınız"


Evet, hepimiz biliyoruz ki oyunlarda hile yapan insanlar rezil insanlar. Hayatları olmayan, sadece ekran karşısında bir iki kişiyi "otomatik olarak" ya da "sıfır yetenekle" öldürmekten ve kendileri oyunu öğrenme sürecinden geçmedikleri için sabırla bu süreçten geçen insanlarında oyundan keyif almamaları için oyunlarının içine etmekten haz alan "hasta insanlar." Evet, bu konuya hiçbir zaman toleranslı olmadım ve olmayacağım. Basit bir konu değil bu, çok büyük bir mesele, başka insanların para ödedikleri oyundan tat almalarını engelledikleri için bu konuda yapılan her yaptırımında sonuna kadar arkasındayım.

Valve'da en az benim kadar hilecilerden nefret ediyor olsa gerek ki TF2 hilecilerine yaptırım yapmanın zamanı geldiğini anlamış. Uzun zamandır bir exploit'ten yararlanarak kendi sınıflarının sahip olmadığı silahları kullanan bu arkadaşların elinden "açılabilir silahlar" bir aylığına alınacak. Nasıl ama?

Hatta teamfortress.com'da yayınlanan blog entry'sinin tam metini şöyle:

"Sizi ne kadar düzeltmeye çalışsam ve bu konuda ne kadar efor sarfetsem de bazılarınız kuralları delmenin yeni yollarını buluyor.

Kulağımıza birilerinin başka sınıfların silahlarını kullandığı geldi ve bunun için bir fix yayınladık. Bunu yapan kendini bilmezler, hiçbir işe yaramaz oyuncular için oldukça yerinde bir ceza düşündüm. İlk önce aklıma onları öldürmek geldi, ama ölmeleri ne yazık ki yeterli değil: Bunun yerine onları öldürmekten daha kötü yapacağız ve açılabilir eşyalarını bir ay boyunca kullanamamalarını sağlayacağız.

Kendini hile yapmaya uygun görmeyenler, benim tebriklerimi kazandınız, ancak yine de beni hayalkırıklığına uğratacağınız günleri bekliyorum."


Evet, Valve kızgın ve gördüğünüz üzere yaşın yanında biraz kuruyu da yakmış. Ancak yine de oldukça haklılar ve artık bütün oyunlarda bu hile rezilliğinin kökünün kazınması gerektiğini düşünüyorum. Eğer birisi benim para kazandığım oyuna aynı muameleyi yaparak müşterilerimi kaçırsaydı ve community'mi baltalasaydı emin olabilirsiniz ki bende benzer yaptırımlar uygulardım. Punkbuster vs. gibi programlar bu insanları durduramıyorsa yapılabilecek en mantıklı şey hile yapanları oyunlardan komple banlamak ve oyunların arkasına görülebilecek bir yere "oyun içinde hile yaparsanız oyunu elinizden alma hakkı firmanındır." şeklinde bir ibare yerleştirmek. Aksi taktirde bu insanlar asla durmayacak ve her geçen gün bir başkasını daha online oyunlardan soğutmaya devam edecekler.

Umarım bu konuyu her firma Valve gibi ele alır. Eh, müşteri kazanmak istiyorlarsa almalılar zaten...

Kaynak
Kotaku

Not: Tamam, biliyorum dört gün güncellemedim ve biraz yaydım (yoo, kesinlikle sebebi Left 4 Dead değil, kim demiş?) Ama bugünden itibaren günlük güncellemelere başlıyorum (umarım). Valla başlıyorum olum, gelmeyin üstüme!