30 Aralık 2008 Salı

Reuters: Kısıtlı Bütçesi Olan Oyuncuların En Çok Satın Aldığı Oyun Türü Devam Oyunları

Yapımcıların yapmaktan, tüketicinin almaktan bıkmadığı devam oyunları Reuters'ın haberine göre özellikle "para babası" olmayan kesim arasında oldukça popüler. Elinde az parası olan ve limitli seçim yapma şansı olan oyuncu yeni IP'lerdense daha önceden bildiği oyunları almayı tercih ediyor, özellikle Call of Duty 5 limitli bütçesi olanlar arasında en popüler oyunlardan birisi.

Görünüşe bakılırsa ekonomik kriz yeni IP'leri geri plana iterek daha da fazla devam oyunun çıkmasını destekleyecek. Zaten krizten önce de raflarda yeterince devam oyunu görüyorduk, şimdi devam oyunları tek göreceğimiz oyun türü olacak gibi. Zaten birçok yapımcının da dili yandı yeni IP'lerden (özellikle Free Radical'in adı gibi "hazin" sonlanan Haze macerası ya da Factor 5'in Lair'inin berbat notlar alması iyice "kesin satış garantisi" anlamına gelen devam oyunlarına itti yapımcıları), bu noktadan sonra "satış garantilemek ve krizi atlatmak" amacıyla yapılan devam oyunları rafları iyice dolduracak gibi görünüyor. Yani oyun eleştirmenlerinin ve bilinçli oyuncuların iki-üç senedir dört gözle beklediği "oyunculuğa taze kan" yine başka bahara kaldı...

Kaynak:
Joystiq

Not: Yarının yılbaşı olması sebebiyle kendime tatil ilan ettim :) Yarın güncelleme olmayacak. Herkese iyi yıllar :)

29 Aralık 2008 Pazartesi

Wall Street Journal: "PS3 İçin Umut Günden Güne Azalıyor"

Slicon Alley Insider'ın PS3'ü batan bir gemiye benzetmesinin üzerinden henüz bir ay geçmişti ki kara haber bu sefer Wall Street Journal'dan geldi. Amerika'daki Black Friday satışlarında 360'ın PS3'ü üçe katladığı, aynı zamanda tatil sezonunda Wii'nin satışlarınn %100, Xbox 360'nin ise %8 artmasına rağmen bu dönemde ilginç bir şekilde PS3'nin satışlarının %19 azaldığı Wall Street Journal'da yayınlanan makalede yer alan dikkat çekici konular.

Bu işin böyle olacağı, PS3'ün bu "bizim hardware çok üstün, muhteşem, sıfır hata oranına sahip" diyerek yazılıma hiç yüklenmeyişinden ve elindeki zamanı ve işgücünü "Playstation Home" gibi hiçbirişe yaramayan projelere yatırmasından belliydi zaten. Size asıl sorunun ne olduğunu söyleyeyim mi?

PLAYSTATION VE PLAYSTATION 2 İLE KENDİ YARATTIĞI MARKAYA TAPINMAYA BAŞLADI SONY, KENDİNİ "PLAYSTATION" İSMİNİN KENDİ BAŞINA SATIŞ RAKAMLARINA EŞİT OLDUĞUNA İNANDIRDI. Donanıma çok para yatırdı, zamanın ilerisinde bir teknoloji kullanmak istedi ama bu sefer "zamanın aşırı ilerisinde" oldu bu teknoloji, zira programcılar buna uygun kodlama dili bilmiyorlardı (ki hala çoğu sırf bu yüzden PS3'e oyun yapmayı istemiyor, çünkü programlamak çok zor). Bu yüzden hala "BİZİM DONANIM SÜPER, CELL DİYE Bİ İŞLEMCİ VAR OFFF ABİ ANLATAMAM" diye konuşuyorlar, çünkü DONANIMDAN BAŞKA SIRTLARINI DAYAYABİLECEKLERİ HERHANGİ BİRŞEY YOK. Arkalarında geliştirici firma desteği yok denecek kadar az (bir Naughty Dog veya Kojima Productions ile olmuyor bu işler, Heavenly Sword'un yapımcısı Ninja Theory'yi bile ellerinden kaçırdılar), fan base'i derseniz günden güne azalıyor zira onlarda umudunu kaybetmeye başladılar.

Demek ki neymiş, konsolda donanım ikinci plandaymış, önemli olan yazılımmış. Umarım bu konsol imal etmeyi düşünen bütün firmalara iyi bir ders olmuştur, bir daha kimse yeterince yapımcı desteğini garantilemeden bu işe girişmez.

Kaynak:

28 Aralık 2008 Pazar

Sony, Playstation Home'la Ebeveynlere "Ne Kadar Uslu Olduğunu" Kanıtlamaya Çalışıyor


Görünüşe göre Sony ebeveynleri ve muhafazakar toplumları kızdırmamak için elinden geleni yapıyor. Bilmiyor olabilirsiniz ancak Home'da "hello" kelimesini yazmak bir süredir yasak, sebebi ise içinde "hell" (cehennem) kelimesinin bulunması. Aynı zamanda Home'da "bisexual", "gay", "jew" (yahudi) ve "Christ" (İsa) kelimelerini kullanmakta yasak. Bu şu anlama geliyor: Home'da cinsel tercihler hakkında, din hakkında, politika hakkında konuşulması istenmiyor. Oyunlar zaten politik anlamda suya sabuna dokunmazken Sony gibi firmalar artık oyuncuları da böyle bir kitle olmaya zorluyor, yani politik veya dinsel konularla ilgilenmeyen, SADECE OYUN OYNAYIP ÇENESİNİ KAPAYAN BİR KİTLE.

Anlıyorum, bu kelimeler insanları rahatsız edecek şekilde kullanılabilir (özellikle gay kelimesi) ancak neden "Christ" ya da "jew" sansürlenir ki? Ya da en önemlisi kullanıcıların içinde "hell" geçtiği için "hello" diyebilmesini engellemek nasıl bir mantıktır, nasıl bir "filtreleme" yöntemidir? Ayrıca "gay" kelimesi illa ki hakaret amaçlı kullanılacak diye bir şart da yok ki, insanlar cinsel tercihlerini belirtmek isteyebilirler veya bunun üzerine konuşmak isteyebilirler. E politika yasak, din yasak, cinsel tercihlerden bahsetmek yasak, ne hakkında konuşacak bu insanlar Home'a girince? Sürekli oyunlar hakkında mı konuşulacak? BU NASIL BİR "HOME"? Yani, gerçekten firmaların yaratmak istediği oyuncu profili bu mudur, düşünmeyen, sorgulamayan, sadece verdikçe tüketen, oyuncuların toplandığı ortamlarda "İsa" hakkında bile düşüncesini dile getirmesi yasak olan bir kitle?

Önceden multiplayer oyunlarda veya oyuncuların buluştuğu ortamlarda böyle bir filtreleme yoktu, sadece multiplayer'a geçtiğinizde "Multiplayer tecrübesi ESRB'nin verdiği rating'den farklı olabilir" gibi bir uyarı çıkardı. Ancak son zamanlarda bir iki multiplayer oyunda (tam olarak hangi oyunlar olduklarını hatırlamıyorum) ve Home gibi ortamlarda "filtreleme" uygulamaları ortaya çıkmaya başladı. Tabi ki seviyeli bir ortam yaratmak için küfürler sansürlenebilir ancak "Christ"ı ya da içinde "hell" geçtiği için "hello" kelimesini sansürlemek biraz işi abartmak oluyor.
"Abartıyorsun" veya "öküzün altında buzağı arama" diyeniniz varsa sadece oyunların ve oyun sektörünün politik anlamda gidiş yönüne baksın. Daha doğrusu "bakamasın" çünkü böyle bir yön yok. Sinemadan televizyona "belli bir kitleyi hedefleyen" her medyanın bir politik "duruşu" varken oyunların ne yazık ki yok. Sony gibi firmalar da sağolsun sırf ebeveynlerin ve muhafazakar kesimin gözüne girmek ve onlara da konsol satmak için "hassas konular" hakkında konuşmayı da yasaklıyor, tam oluyoruz.

"Oyunların politik görüşü" konusuna yakın zamanda ayrı bir başlıkta değinmeyi düşünüyorum. Şimdilik bu kadarla idare edin efenim.

Kaynak:
Kotaku

27 Aralık 2008 Cumartesi

Analist: "PS3'ün Yılı 2009'a Ertelendi"


Hani böyle bir mit var ya PS3 ilk çıktığından beri: "20XX'de (buraya beş senelik yakın gelecekten herhangi bir sene girin) PS3 bütün dünyada fırtına gibi esicek, aynı PS2 gibi efsane olacak, o sene sihirli bir şekilde herkesin Xbox'ı PS3'e dönüşecek, küresel ısınma duracak, savaşlar bitecek, külkedisi gelecek ve hepimizi öpecek!"

Arkadaşlar. Böyle bir yıl yok. Biraz gerçekçi olalım.  Wii şu anda deli gibi satıyor ve sebebi ne? Aileye hitap ediyor olması ve "en ucuz konsol" olması. PS3 HİÇBİR ZAMAN EN UCUZ KONSOL OLAMAYACAK. Böyle bir şey imkansız, daha adamlar üç gün önce "2009 yazına kadar fiyat düşüşü yok" dediler

"Screen Digest" dergisinden Piers Harding-Rolls adlı sektör analisti "ÖYLE BİR YIL GELECEK Kİ PS3 BÜTÜN DÜNYAYI ELE GEÇİRECEK! BU YIL MAYA TAKVİMİNDE BİLE VAR!" tartışmasını tekrar gündeme getiren kişi. Analistin sözleri tam olarak şunlar:

"Bu senenin başlangıcında 360'ın bu kadar iyi satacağını düşünmemiştik. Hep 2008'i PS3'ün şaha kalkacağı yıl olarak düşündük. Ancak şimdi görüyoruz ki bu yıl 2009 olacak."

Siz "Aa, adam ne kadar doğru söylemiş" demeye başlamadan önce söyleyeyim: Screen Digest firması daha önce de PS3'ün 2007 noelinden başlayarak öne geçeceğini ve 2010'da PS3'ün en çok satan olacağını, Wii'nin de üçüncü olacağını iddia etmişti. Ancak görünen o ki "aile için" olması ve "ucuz" olması konsol savaşında belirleyici faktör oldu ve kim ne derse desin öyle olmaya da devam edecek gibi görünüyor. PS3'ün satışlarda 2010'a kadar Wii'yi geçmesi imkansız, en azından benim gördüğüm kadarıyla öyle. Yıl 2009'a geldi, Wii hala kapış kapış gidiyor, Amerika'da dükkanlarda bulunamıyor ve kara borsadan çok fahiş fiyatlara alıcı buluyor.

Benim merak ettiğim nasıl bir mucize olacak da bir anda insanlar "haaaa" diyerek PS3'e yönelecek? Exclusive oyunlar hardcore kitle için tasarlanıyor, diğer "aile işi" diye tasarlanan "Eye Toy" gibi alet edevatlar da ekstra para gerektiriyor. Adam orada PS3'e ve aksesuarlarına verdiği paranın yarısını verip ailesiyle eğlenebilecekken neden PS3 alsın ki? Neden? Adamın istediği God of War 3 değil ki, 1 saat işten geldikten sonra stres atmak ve şu anda ana konsol alıcısı profili bu değil mi dünyanın her yerinde? Yanlış mı düşünüyorum?

Tamam benden de bir "analiz" o zaman: 2010'a kadar Betamax tekrar ortaya çıkacak ve Blu-Ray teknolojisini bile geçecek. Ee, "bir yerinden sallamak" artık "analiz" yerine geçiyorsa ben de analistim kardeşim. Bundan sonra böyle. Analiz buysa analist benim(zaten bu Screen Digest'in Sony'le bir ilgisi var ama dur bakalım... Artık Sony bunlara "al baba bavul bavul para, ben söyledikçe ver coşkuyu" mu dedi nedir, her sene başında kımıl kımıl oluyor adamlar, hayırlısı bakalım).

Salla tutarsa ne ala:
Kotaku

Monolith'den Bir Eleman: "F.E.A.R.'ı Batıran Expansion ve Port'ları Oldu (VIVENDI'NİN PARA HIRSI OLDU)"


Biliyorsunuz ki Vivendi ve Monolith yollarını ayırdıklarında F.E.A.R.'ın isim hakları ve ilk oyunun materyalini kullanarak expansion yapabilme hakkı Vivendi'ye, yani oyunun dağıtımcısına kalmıştı. Onlar da bu hakkı gayet ucuzca harcayarak Time Gate Studios'a ilk önce fena olmayan (ki iyi de değildi) Extraction Point adlı expansion pack'i yaptırdılar, sonra da "OHA TUTTU LAN, Bİ DAHA YAPALIM" diyerek Perseus Mandate adlı rezilliği yaptırdılar. Tabi bu sefer yemedik. 

Şimdi de Monolith'den bir arkadaş, bu expansion'ların seriye getirdiğinden daha çok götürmüş olabileceğini söylüyor. Tam olarak açıklama şöyle:

"TimeGate yaptığı expansion'larla oyunu bizim istemediğimiz bir yöne çekti. Extraction Point ve Perseus Mandate'e alternatif evren olarak bakıyoruz zira bizim anlatmak istediğimiz hikayeyi tam olarak geliştirmiyor ya da üzerine bir şey eklemiyor. F.E.A.R. Alma ile ilgiliydi, F.E.A.R. 2 Alma ile ilgili olacak ve hikayeyi bizim gitmesini istediğimiz yöne doğru yönlendirmek istiyoruz. Açıkçası Vivendi'nin Xbox 360 ve PS3 portları ve Expansion Pack'leri kazandırdığından daha çok fan kaybettirdi."

Tamam, şimdi "oyun medyası ağzını" bir kenara bırakalım, adamların demek istediği şu:
"Vivendi para hırsı yüzünden oyunumuzu mahvetti. Hikayenin içine tuvaletini yaptı ve bunu "oyun, senaryo" diye satmaya çalıştı. Biz ise adam gibi, içinde Alma falan olan bir F.E.A.R. yapıcaz ve bu ilk oyuna yakışır bir devam oyunu olacak." 

Açıkçası Monolith'in hiç kötü bir işini görmedim ve söylediklerinin arkasında bir olan bir firma olduklarını biliyorum (kaypaklık, tutulmayan sözler (OLUM Bİ OYUN YAPICAZ, YANİ ANLATAMIYORUM BİLE ÖYLE BÖYLE DEĞİL, AKLINIZI ALICAZ - EA) "yaa ben öyle dememiştim ki amaaa"lar bu sektörün "olmazsa olmazı" biliyorsunuz, takım elbiseli adamların bildiğin dansöze döndüğü tek sektör). F.E.A.R.2'nin de aynı ilki gibi harika bir oyun olacağını tahmin edebiliyorum. Ancak umarım lisansı yine kaybetmezler zira bu dönemde oyun "Küçük Alma'nın Şeker Maceraları" gibi bir DS oyununa dönüşebilir. Yok, şimdi gülüyosun ama olur bu. Söylediydi dersin.

Kaynak:
Kotaku

26 Aralık 2008 Cuma

Free Radical 140 Kişiyi İşten Çıkardı, "Satılık" İlanı Asıldı


Başarılı TimeSplitters (PS2  döneminde Dual Shock'la oynanabilen nerdeyse tek konsol FPS'si) serisi ve Haze rezilliği ile tanınan Free Radical Studios'un global ekonomik krizden dolayı kapandığı haberleri bir kaç gün önce oyun basınına yansımıştı. Firma dün iş gücünün %75'i olan 140 kişiyi işten çıkararak cücük bir firma halini aldı ve büyük firmalar tarafından yutulması için satışa çıkarıldı. EA veya Ubisoft firmayı satın alırsa olacakları şimdiden düşünebiliyorum: Muhtemelen olabilecek en yakın zamanda isimden para kazanmak için TimeSplitters 4'ü çıkartmaları için zorlayacaklar(zira firmaların yatırımlarını en yakın zamanda paraya dönüştürmeye ihtiyacı var bu dönemde), oyun tam anamıyla bitmeden piyasaya sürülecek ve %50 civarı bir Metacritic ortalaması alacak, bunun üzerine firmanın yeterince para kazandırmadığını düşünen EA Free Radical'i dağıtacak veya firma bünye içinde eritilecek.

Umarım "ben size demiştim" demek zorunda kalmam. Yaratıcılığın böylesine tükendiği bir dönemde kendine has bir tarzı olan ve herşeyden önemlisi ruhu olan "TimeSplitters" gibi bir seriyi kaybetmek gerçekten üzücü olur...

Kaynak:
Joystiq

25 Aralık 2008 Perşembe

PSYCHONAUTS 2!?!?!


Bu yüzyılın belki de fazlasıyla haketmesine rağmen en az değer verilen ve kitlelerce anlaşılamayan (kitleler OYUN DENİNCE GTA VE FIFA 'DAN BAŞKA BİRŞEY ANLAMADIKLARI İÇİN HERHALDE), kendine has dili, grafik tarzı, tasarımı ve en önemlisi ruhuyla (EVET, ŞU GÜNÜMÜZ OYUNLARINDA OLMAYAN ŞEY HANİ) çoğumuzun gönlünde yer etmiş bir oyun Psychonauts. Derin karakterleri, üslubu, dünyası olan, herşeyiyle OYUN GİBİ OYUN, GRAFİKLERLE ÖRTÜLMÜŞ BEŞ PARA ETMEZ İÇİ BOŞ BİR KABUK DEĞİL.

Ve ikincisinin çıkabileceğine dair, miniminnacık bir ümit de olsa var(mı?). Oyunun yapımcısı Double Fine tarafından geçen hafta açılan ve Psychonauts evreni hakkında bilgi veren Psychopedia sitesinde yer alan Psychonauts 2 makalesi göze çarpıyor. Makalede "Psychonauts 2" hakkında şöyle bahsediliyor:

"Hmm, bu da ne? Varolmayan birşey hakkında bir makale mi? Ya da hayaller ve umutlarla dolu bir makale mi demeliyiz? Evet, bu Psychonauts 2 ile ilgili bir makale, oyun dünyasının unicorn'u... Bu oyunda, bir şeyler yapan bir ana karakter var. Bu karakter psişik bir şeyler yapıyor, bir şeylerle dövüşüyor, bir şeyler buluyor, bir şeylerin içine giriyor, bir şeylerin dışına çıkıyor, bir şeyler yiyor, bir şeyler içiyor, bir şeyler öğreniyor ve bir şeyler kurtarıyor. 

Keşke daha açıklayıcı olabilseydim... *sigh*"

Evet, bütün elimizdeki bu şimdilik... Double Fine dikkat çekmeye çalışıyor da olabilir tabi ki (ki dikkat çekmeyi hakeden firmalardan birisidir benim gözümde)... Aslında finansal başarı sağlayamamış bir oyunun özellikle böyle bir zaman da devamının yapılması ihtimali garip geliyor bana.

Sonuçta hayal edebiliriz di mi?

Umut:
Destructoid